Son yıllarda zaman çok hızlı mı geçmeye başladı, yoksa bana mı öyle geliyor diye sık sık soruyorum kendime. Sanki zaman çok hızlı geçiyor ve yapmam gerekenleri bitiremiyorum ki yapmak istediklerimi yapabileyim.
Bazen çok da birşey yapmadan akşam oluyor ve akşama kadar ben ne yaptım ki diye oturup düşünüyorum. Esnaf olunca gününü planlamak diye birşey yok. Bazen hiç planda olmayan şeyler olur, birileri gelir, extra işler çıkar. Hele çocuğun varsa veya bir çocuğun sorumluluğunu taşıyorsan, hergün süprizlerle doludur muhakkak. Günün çoğu işte geçtiği için kalan zamanda yapman gerekenleri yaptığında kendine zaman ayırmaya sıra geldiğinde sadece kendini yatağa sürükleyip uyumaya enerjin kalmıştır.
Bazen insanın canına tak der. Ama yine de nefes almadan koşmaya devam eder. Durmak, dinlenmek, nefes almak sorumsuzluk gibi gelir ve aynı tempoya devam eder. Ta ki nefes alamayacak hale gelene kadar.
Bu noktaya gelene kadar kendine dur dememek, en büyük sorumsuzluktur aslında çünkü biz iyi olmazsak kimseye de faydamız dokunmaz, aksine çevremize zarar veririz. Müşterilere gülümsesek bile sahte bir gülümseme olduğunu ve gözlerimizdeki bitkinliği gizleyemeyiz. Çocuklara tahammül sınırımız düşer, bağırıp çağırma durumları artar. Eşimize, ailemize, arkadaşlarımıza da tahammül sınırımız düşmüştür. Bu durumda da herşey üstümüze geliyordur. Aşırı ve yersiz tepkiler verir, sonra da bu tepkiler yüzünden vicdan azabı çekeriz ve işler beynimizde sarpa sarmaya başlar.
Ama benim kendime zaman ayırma lüksüm yok ki dediğinizi duyar gibiyim. Biliyorum ki bir günlüğüne herşeyi bırakıp gitmek, tatile çıkmak felan çok da mümkün değil çoğumuz için. Bu durumda en azından birkaç günde bir kendimize keyif aldığımız birşeyler yapmak için kısa da olsa vakit ayırmak yoğunluğun verdiği stresin üstüste birikmesini engeller.
Mesela sevdiğiniz tarzda bir kitap okuyabilirsiniz. Ama gece yatmadan önce değil mümkünse. Ayrıca kütüphaneden alırsanız bu kitabı, sınırlı bir süre elinizde kalacağı için okumaya daha fazla motive olabilirsiniz.
Bir hobi edinebilirsiniz. Ben örgü örüyorum ve amigurumi yapıyorum mesela ama artık hobiden işe çevirdiğim için aynı etkiyi yapmıyor. Birçok kadının en favori hobisi odun yontmak olabilir ama bırakın bu hobiyi. Kesinlikle rahatlatmıyor. Daha rahatlatıcı hobilere yönelmelisiniz.
Spor yapmak da kesinlikle iyi geliyor. Spor salonuna düzenli olarak gitmek zor olabilir. Ama öyle bir enerji veriyor ki, ayırdığınız zamana değer. Yine de ben spor salonuna gidemiyorum diyorsanız yarım saatlik bir yürüyüş de harika.
Müzik ve dans da müthiş stres attırıyor. Bunu çocuklarımızla da yapabiliriz. Hem birlikte eğlenirz stres atar, hem de onlarla kaliteli zaman geçirmiş olabilirz.
Meditasyon yapmak, dua etmek veya başka ruhsal çalışmalarla ruhsal anlamda güçlenerek, hayatla olan bağlantımızı güçlendirebiliriz.
Bazen de pencerenin önünde elimizde bir çay yada kahve, hiçbirşey yapmadan oturmak bile çok çok iyi gelebilir.
Kısacası patlama noktasına gelmeyi beklemeden ara ara stresinizi atmalısınız. Bazen nefes almak iyidir, bazen durmak ve dinlenmek iyidir, bazen kendinle ilgilenmek iyidir. Kesinlikle kendinize bir ufak mola verdiğiniz için kendinizi suçlu hissetmemelisiniz. Unutmayın ki siz iyi olmazsanız kimseye yardım edemezsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder