Minimalism hayatımızdaki eşyayı, kişileri, yükleri ve minimuma indirerek dolu dolu yaşamak demek.
Öncelikle eşyalarımızı, bütün kirli çamaşırlarımızı, ortaya döküp, son 6 aydır kullanmadığımız ve önümüzdeki 6 ayda kullanmayı düşünmediğimiz ne varsa ayırıyoruz. İlla ki atmaya kıyamayacaklarımızı bir belki yığını yapıp oraya atıyoruz. Kullanmayacaklarımızı, ihtiyaç sahiplerine veriyoruz, yada satıyoruz. Kısacası hayatımızdan çıkarıyoruz.
Belkileri saklıyoruz. 6 ay içinde hiç ihtiyaç duymazsak, onları da hayatımızdan çıkaracağız.
Bundan sonra alışveriş yaparken de iyi düşünüyor, sadece ve sadece ihtiyacımız olanları alıyoruz. Hiç kullanmayacağımız şeyleri alıp, eve yığmıyoruz. Onun yerine en kalitelisinden ama az eşya alıyoruz.
Bu durumda temizlik, düzenleme, yer açma gibi dertlerimiz olmadan, hayatta gerçekten önemli şeylere zaman ayırıyoruz. Evimiz daha ferah ve rahat görünüyor. Kafamız da rahat. Dolabımız düzenli. Sabah ne giyeceğim diye saatlerce düşünmeye gerek yok. Ne giyersen giy kaliteli giyiyorsun ama hergün yeni birşey giymiyorsun. Zaten buna gerek de yok. Onlarca ruj, far, göz kalemine gerek yok. Sadece gerçekten kullandıklarını ve sana yakışanları tutuyorsun. Bir makyaj çantasına sığmalı hepsi.
Tabi teori bu. Pratikte özellikle patlak ampülü bile atmaya kıyamayan bir Türk anne yada babası için bu iş kabus gibi.
Rahmetli babam düzen seven bir adamdı. Durmadan söylenirdi. Orası dağınık, burada bu neden duruyor vs.vs. Ama hiçbirşeyi atmazdı, o yüzden depolar dolar taşardı. Ve tabi zavallı annem düzen sağlamakta epey zorlanırdı. Eve baksan dolapların dibinde 50 yıl önceden kalma kestane şekeri kutuları içinde bir sürü ufak tefek ıvır zıvır. 2019 kafasıyla ne olduğunu çözmek zor.
Ama yine de minimalizm fikri babamın hoşuna giderdi. Biz küçükken yılda 2 yada 3 kere Konak'taki YKM'ye gidip en kalitelisinden birkaç çeşit kıyafet alırdı. Kimisi bayramlık, kimisi de gezmelik. Herşey az ve öz olsun isterdi. Şimdiki kalitesiz eşyalar onu delirtir, mağaza mağaza iyisini arardı.
Kısacası şu evdeki fazlalıkları toplayıp atmak konusu olmasa minimalizm çok güzel olurdu Türk insanına. Ama kıyamıyoruz, atamıyoruz. Ben birinci aşamada atamadıklarımı paketleyip bazanın altına kaldırdım. İkinci aşamada onları da atacağım.
Özellikle son kriz şartları zaten bizi minimalist yaşamaya zorlarken, Bismillah deyip hayatımızda ve evimizde güzel bir temizlik yapmanın tam zamanı.


Yorumlar
Yorum Gönder