Bugün herkes Cumhurbaşkanlığı seçimi telaşında. Bu vesile ile bir iki cümle söylemek gereğini hissediyorum.
İnsan sosyal bir canlıdır. Acı ama gerçek. Yalnızlığı seven bir insan olarak, sosyal bir canlı olma güdüsü ile hareket etmek durumunda olmak zaman zaman rahatsız etse de genlerimizde yazılmış olan bu durumu bertaraf etmemiz mümkün değil.
Sosyal varlık olmamız, bizi gruplar halinde yaşamaya itmiştir. Gruplar ise hayatta kalabilmek için bir düzen ve bir işbölümü oluşturmak zorunda kalmıştır. Ardından bu grubu yönlendirecek bir kişi yada grup oluşmaya başlamış ve zamanla bu toplumsal yönetim kavramı birçok aşamadan geçtikten sonra, devlet kavramı oluşmuştur.
Günümüzde devlet kavramının olmadığı bir dünya düşünemiyoruz. Zira böyle bir dünya sadece kaos içinde yaşam getirir.
Yüzyıllarca insanlar yönetimde herhangi bir şekilde söz sahibi olmadan yönetenlerin dikte ettiği biçimde yaşamış ve kendi gücünün farkına varmadan etkisiz kalmıştır. Günümüzde ise dünya üzerinde birçok toplum kendini yönetenleri seçme özgürlüğüne sahip.
Fakat kolaylıkla suistimal edilebilecek bu hakkımızı kullanırken çok titiz davranmalı ve sadece kendimiz için değil gelecek nesil için de önemli bir karar vermekte olduğumuzun farkında olarak hareket etmeliyiz.
Bir oydan ne olur deyip gelecek nesillere ve topluma karşı olam görevimizi ihmal etmeyelim. Ayrıca oy verme işleminde de dikkatli olalım. Bugün bir kadının " kimi seçeceğimi bilemedim, üçüne birden mühür vurdum" demesi beni dehşete düşürdü. Bari boşu boşuna buraya kadar gelip kaynaklarımızı heba etmeseydiniz demek istedim ama yetişemedim.
Kısacası oyumuzu verelim. Ve bu işi doğru düzgün yapalım. Toplumun ve toplumdaki her bireyin kendini yönetecek olan kişileri seçmesi fikrini dünyaya kabul ettirmek için ömrünü veren insanlar olduğunu unutmayalım.

Yorumlar
Yorum Gönder