Diziler, diziler. Televizyon gerçekten aptal kutusu mu oldu?


Saklamak faydasız, ben dizi izlemeyi severim. Özellikle amerikan dizileri. Bu sayede ingilizcem iyice cilalandı. Ama çok dikkatle seçer izlerim. 
Bilim kurgu favorim. Zaten dizi maceram meşhur X Files dizisi ile başladı. Fringe, 101, Doctor Who, Continuum aklıma ilk gelenler. Sonra polisiyeler var tabi. The mentalist her zaman favorim. Rizoli & Isles, Closer, Elementary, Major Crimes, Broad Church. Bazısı ingiliz yapımı ama sonuçta dil aynı. Nerdeyse... :) 
Ama şu yeni nesil vampir dizilerine bir türlü ısınamadım. Supernatural bir klasik ama onun gibisini bi daha yapamadılar. 
Bir de How I Met Your Mother var. Gerçekten hoş, insanın içini ısıtan dostlukları anlatıyor. Anlatıyordu. O da final yaptı, bitti. 
Türk dizilerine gelince, ben kesinlikle bu kadar saçma sapan dram dizisi yapılmasını anlamıyorum. Hayat zaten yeterince sıkıcı ve dram dolu. Bir de tv açıyorsun, ne göresin... Beni affet. O zavallı ne yaptı da bu kadar sezondur kendini affettiremedi anlamıyorum. Yazık. Ha bi de Kurtlar Vadisi tipi bol komplo teorili ve şiddet dolu diziler var. Komplo teorisi ilginç olabilir de, şiddet... Televizyonda affedilmemesi gereken bir hata. Ama "Son" gibi insana beyin cimnastiği yaptıran diziler artık yapılmıyor. Yapılsa bile iki üç bölüm sonra son oluyor :)
Eskiden sürekli kanal d izlerdim. Şimdi star tv çok güzel birkaç dizi yapmış, arada da güzel filmler veriyor. Kanal d'yi geçti bence bugünlerde kalite açısıdan. Kaçak Gelinler ve Güzel Köylü gerçekten insanın içini sıkmadan eğlendiren, akşam ailece sohbet arasında, mutfakta iş yaparken felan gözümüzü alamadığımız dizilerden oldu. Tabi özet diye bir önceki bölümün sadece üç beş dakikasını kesip vermeseler daha iyi olacak. Malum erken kalkılıyor. Bi saatten sonra uykum geldi deyip kapatıveriyor insan. 
Dur ben kendimi dizi eleştirisine kaptırmışken iyice içimi dökeyim :). Samanyolu tvdeki diziler sezonu bitirdi ya, çok sevindim. Bizim ailenin büyüklerinden biri haftada iki gün misafir geldiğinde sadece onu hatrına izler gibi yaptığımız bazı diziler bizi ciddi ciddi bayılma aşamasına getirmişti. Adını bile unuttum. Hani şu saf öğretmenin Suriye'den getirdiği karısından kurtulmaya çalışan eski nişanlı ve kaynanayı anlatıyordu. Hah buldum. İki dünya arasında. Ya bu kadar da seyirciyle dalga geçilmez, salak muamelesi yapılmaz. Bir de şu küçük gelin vardı. Aslında çok güzel bir dizi olacakmış da mundar etmişler gibi geliyor bana. 
Allah'tan amerikan dizilerini kötülerine kimse para verip Türkiye'ye getirmiyor. Bir de onlar girerse piyasa altüst olur gibi geliyor bana.
Diziler dışındaki yarışma programı, kadın programı, doktor programı vs ile zaten insanları yeterince aptal yerine koyuyorlar. Tabi günahlarını almamak lazım. Belki de sadece arz talep meselesi bunlar. 
Neyse ki okullarda medya okur yazarlığı diye bir ders var ve bugünkü çocuklar bizim yaşımıza geldiğinde tv artık aptal kutusu olmaktan çıkacak diye düşünüyorum. 
Ben kaçtım. Dizim başlıyor :))))

Yorumlar