Bir Umut Belki

sonbaharresmi.jpg sonbahar.jpg


Sezon bitiyor. Resmen işsiz kalmama 40 gün felan kaldı. Şimdiden kara kara düşünmeye başladım. Doktora gitmek istiyorum ama para nerden bulucam. Hiç yoksa 3-5 bin gibi bir para lazım olacak. Sigortalı olsam bile, bir sürü masrafı var bu işin. Üstelik de bacağımın durumu iyiye gitmiyor. Kötüye de gittiği yok gerçi. Hep aynı. autumn_4.jpg


Bugün işsizlik maaşı ile ilgili birşeyler yapmaya karar verdim. Muhasebedeki kızı aradım. Abla son 3 yılda 600 günün olması gerekiyor dedi. Biz turizmciyiz. Yılda 6 en fazla 7 ay çalışırız. Sonrasında çalışsak da sigorta yoktur. Yani bu 600 günü tutturmamız neredeyse imkansız. Kardeşim dedi ki abla öyle bişi yok. Ben de İzmir'deki İşkur'u aradım. Malesef 600 gün tutturmak gerekiyormuş. Eğer o tutarsa bir de son 4 ay sürekli sigortamın ödenmiş olması şartına geliyor sıra. Neyse bu işi geçtim. Rapor felan alabilirim. Zaten doktora felan gidicem 2 ay. Sanırım sorun olmaz. Ama bu arada İşkur'da çok şeker bir insanla tanıştım ve işkurun bana yardımcı olabileceğini anlattı. Aslında işsiz insanlar ve iş arayanlar internet sitelerinden çok bu kurumdan medet ummalı tabi ama herkes sigortasız işçi çalıştırma derdinde olduğu için işkur'u aracı olarak kullanmak istemiyor. Tabi ki kariyer.net gibi ciddi siteleri bu yorumdan tenzih ediyorum. İki ay sonra göreceğiz, bakalım işkur nasıl işliyor.Bana yardım edebilecekler mi?


Kafam iyice karışık. İyice depresif bir hale geldim. Müşterilere karşı sürekli gülümsesem, espriler felan da yapsam beynimde bin tilki dolaşıyor ve ayakları birbirine karışmış durumda. Bu gece de 7 odamız var. İlk grup geldi. Almanlar. Çok tombul şeker tipler. Allah'tan sorunlu müşteri kategorisinde kimse yok gibi bu hafta sonu.Yani zorlanmadan hafta sonunu atlayacağım.


Otelcilik ilginç ve zorlu bir iş. Bazı müşteriler var, şikayet etmek için çıkıyorlar tatile. Bazıları senin onları eğlendirmeni bekliyorlar. Ama bazıları kendileri eğleniyor, üstelik onlarla ilgilenirken ben der çok mutlu oluyorum. Bu sabah uğurladığımız Fransız aile kesinlikle öyle bir gruptu. Ve az önce karşılağımız Alman grup da çok mutlu, şeker insanlar. Umarım bu hafta sonunu kazasız belasız atlatıveririz artık :)


Bu arada sonbahar tüm güzellikleri ile geldi. Geceleri sıcak battaniyeye sarılıp uyumak, sabahları sonbaharresimlerig.jpgserin tatlı bir sonbahar gününe uyanmak çok rahatlatıcı. Ormanda ve bahçede renkler değişiyor, ilkbaharda ortadan kayboldukları zaman üzüldüğüm kırmızı güller tekrar açmaya başladılar. Resepsiyonun yanındaki ceviz ağacından sürekli düşen cevizler gece gündüz ödümü koparıyor. Odam resepsiyonun yanında olduğu için gece de sık sık duyuyorum bu sesleri. Hatta birkaç gün önce yatağımı pencere önüne taşıdığımdan beri her gece birkaç kez uyanıyorum bu yüzden. Burası o kadar sessiz bir ortam ki, ağaçtan düşen bir ceviz yada gece kapımın altından odaya girmek için direten bir böceğin ayak sesleri bile rahatlıkla duyulabiliyor.


Yine de bir an önce evime dönmek istiyorum. Yeğenimi çok özledim...


( Biliyorum yazılarım tüm edebiyat kurallarını altüst ediyor. Nerde giriş gelişme sonuç? Nerde anlam bütünlüğü? Hiçbiri yok. Çünkü bu yazılar karmakarışık olan aklımı dinginleştirmek için yazdığım şeyler. Zaten kimsenin okuduğunu da düşünmüyorum. Kendi kendime yazıyorum işte.)

Yorumlar