Zaman Çarkı Serisi: Fantastik Edebiyat Okumak


Fantastik edebiyat çok yaygın olarak tanınan ve sevilen bir edebiyat türü olmamasına rağmen benim oldukça ilgimi çekiyor. Bu edebiyat türünde yazarlar kitaplarında genellikle dünyayı birtakım farklı kurallar çerçevesinde değiştiriyor veya bambaşka dünyalar kuruyor. Hatta kitapların çoğu bu dünyaların haritaları ve sembolleri ile süsleniyor.
Herkesin en çok tanıdığı fantastik edebiyat eseri muhtemelen Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisidir. Lakin ben size benim çok daha fazla beğendiğim başka bir seriden bahsetmek istiyorum. Amerikalı yazar Robert Jordan'ın Zaman Çarkı serisi. Temel olarak 12 kitaptan oluşan bu seride yazar muhteşem hayal gücü ve bilgisi ile kuralları ve haritası bambaşka olan bir dünya yaratıyor. Birçok kitapta olduğu gibi iyi ve kötünün savaşı üzerine kurulu bir seri bu. Gerçi beşinci kitapta olmama rağmen iyinin ortaya çıkıp dünyaya müdahale ettiğini görmedim, sanırım bu gerçek dünya ile kitabın keşistiği bir nokta. Ayrıca Aes Sedai başta olmak üzere birçok yeni kavram oluşturmuş ve bizi bunlarla birlikte her sayfada Zaman Çarkının gittikçe büyüyen dünyasında yolculuğa çıkarıyor.
Kitapların içeriğine çok fazla girmek istemiyorum. Burada özellikle vurgulamak istediğim konu fantastik edebiyat okumanın aslında oldukça zor olabileceği. Her kitabın başında ve sonunda kitapta geçen kavramlarla ilgili uzun bir sözlük eklenmiş. Bu sözlüğün yardımına özellikle serinin ilk kitaplarında sürekli başvuruyor okuyucu. Fakat zamanla kavramlara ve olaylara alışınca sözlüğe ihtiyaç kalmıyor. Yine de fantastik edebiyat okumak yeni bir dil öğrenmek gibi. Her bir kitapta ayrı bir dünyaya gidip yeni oyunun kurallarını öğrenmek zorunda okuyucu.

Benim çok beğendiğim bir başka yazar, yine Amerikalı Profesor Robin Hobb. Hayal gücü ve kalemi son derece güçlü olan bu hanımefendi ile kesinlikle bir dahi. Göcek'de çalışırken tanışmıştım Robin Hobb'un kitapları ile. Amerikalı bir grup bana iki kitabını hediye etmişti. Yanlış hatırlamıyorsam Fools Errand ile başlamış sonra kafam karışınca kitapları araştırmış serideki 7 kitabı da baştan okumuştum.
Onun dışında günümüzde bu türün en güçlü kalemleri olarak Patrick Rothfuss, ki Kingkiller Chronology serisini okudum ve çok beğendim, ve Brandon Sanderson sayılabilir. Sanderson sürekli yeni eserler (mistborn serisini okudum) yazmakla kalmayıp, Robert Jordan'ın ölümünden sonra yarım kalan seriyi tamamlamak için yazarın kendi tarafından seçilmiş çok yetenekli bir kalem.
Birçok insan fantastik edebiyata çok sert dille yaklaşıp bu türü saçmalık olarak değerlendirse de bence çok özel bir yazım türü ve zaten bizi boğan günlük hayatımızın sıradan karmaşasından başka bir dünyaya birkaç saatliğine de olsa bir pencere açan harika bir edebiyat türü. Yeter ki yeni bir oyunun kurallarını öğrenmeye açık olun :)

Yorumlar